|

Uzm. Dr. OĞUZ TAN
Beyin nasıl bir organ?
İnsan beyni 1,5 kilogramlık bir mucizedir. Vücudumuza giren oksijenin %25’ini ve glikozun çoğunu kullanır. Fakat vücutta işgal ettiği ağırlık %2 dir. %2 lik beyin %25 lik enerji tüketiyor. Düşüncenin, duyguların, davranışların, yönetildiği beyin özel bir organdır.
Beynin ince yapısı incelendiğinde 140 milyar hücre olduğu, bir hücrenin diğer bir hücre ile 2-10 bin bağlantısı olduğu görülür.
Depresyon –Beyin ilişkisi
Temelde depresyon duygulanım hastalığıdır. Yapılan araştırmalar beyin çalışmasının elektriksel ve kimyasal ileti ile olduğunu göstermiştir.
Depresyonlu kişinin beyninde Serotonin, Noradrenalin, Dopamin gibi kimyasal iletilerin azaldığı bugün bilimsel olarak gösterile bilmektedir.
İlk olarak 1970’li yıllarda intihar girişimi ile ölenlerin beyin omurilik sıvısında serotonin metaboliti maddenin sağlıklı ölümlere göre 10 misli daha az bulunması ile serotonine dikkati çekmiştir.
Depresyondaki kişilerin beyinlerinde enerji transferinde yavaşlamanın olması diğer dikkati çeken unsur olmuştur.
Sonuçta Depresyonda beyin bilgi işlem faaliyetini tam yapamamaktadır. Özellikle duygu yönetimi ile ilgili beyin alanları işlev bozukluğu göstermektedir.
Görüntülemenin önemi
Psikiyatride ilaç tedavisindeki başarının son yıllarda artması, farmakolojik iyileşme yapan ilaçların yoğun olarak tedavi ediciliğinin görülmesi bu konuda büyük yatırımlar yapılmasına yöneltmiştir.
Bazı göstergeler yalnız hastalık zamanında ortaya çıkar. (State Markers) Bazı göstergeler ise hastalık öncesinde ve sonrasında vardır. (Trait Markers). Durum ve yatkınlık göstergeleri de denilen bu göstergeler çok çeşitlidir. Sinir hücreleri, Beyin omurilik sıvısı, ilaçların kan düzeyleri, bazı enzimlerin ve hormonların ölçülmesi, beyin psikofizyolojik ve nöroanotomik ölçümleri sayılabilir.
Biyolojik ölçümlerin duyarlı, özgül ve bölgesel özelliklerinin olması değerini arttırır.
SPECT: Nükleer olarak radyoaktif madde ile işaretlenmiş maddeler kullanılarak beyin kan dolaşımı ölçülür. Daha çok beyin kabuğunu gösterir.
PET: Beynin glikoz, oksijen, metabolizmasını radyoaktif işaretlenmiş maddelerle haritalama özelliği ile anlama esasına dayanır. İşaretlenmiş serotonin in agonisti maddelerle beynin serotonin, üst kimyasal iletici haritasını çıkarmak mümkün olmaktadır.
Bu iki yöntem çok pahalı ve özel yöntemlerdir. Halen günlük pratikte kullanılamamaktadır.
CEEG, MAP : MR ve BT gibi yöntemler beyinde yapısal değişiklikleri gösterir. Yani tümoral, yer kaplayan anormallikleri belirler. Depresyonda beyin faaliyetlerini ölçebilmek gerekmektedir.
İşte Bilgisayarlı EEG (Elektroensefalografi) yöntemi ile beyin elektrik faaliyetlerini kaydedilmektedir.
Beynimizin bir saniyede ürettiği sinyal sayısının bilgisayar teknolojisinin çok ilerlemesi ile sayabilmemiz bize bu kolaylığı sağladı.
Beynimizin hızlı ve yavaş ürettiği sinyaller (frekanslar) sayılarak haritalamasının yapılmasına da beyin haritalaması denilmektedir.
Kişinin başına geçirilen bir başlıkla vücuda herhangi bir madde vermeden beynin ürettiği sinyaller ölçülmesi ve bunun bilgisayarda kayıtlı veri bankasındaki değerlerle test edilmesi o kişinin beyninin biyoelektrik faaliyetlerini gösterir.
Tedaviden önce beynin biyoelektrik haritası alınır. Tedavisinin aşamalarında 1.5,3,6 ncı aylarda bireysel ihtiyaca göre tekrar ölçümler yapılar. İlk ölçümle son ölçümler karşılaştırılarak beyindeki normal dışı değişikliklerin düzelip düzelmediği gözlemlenir.
Eğer tedaviye iyi cevap verirse ilacın biyo yararlılığı test edilmiş olur. Eğer beyindeki ölçülen değerler devamlı yüksekse, hastalığa yatkınlık devam ettiği düşünülerek ilacın devamı konusunda daha dikkatli davranılır.
|